Öğrenmek!

Hangi yaşta olursanız olun kendi çabanızla başarmanız gereken tek gerçek.

        Öğrenme dediğimizde genellikle okulla ilişkilendiriliyor. Oysa ki okullar düzenlenmiş bir programa bağlı kalınarak eğitim – öğretim yapmaya çalışan kurumlardır. Düzenlenmiş program ise yaş grubuna bağlı kalınarak planlanmış. Programın içeriği ise genellikle şu şekilde 15 yaşında bir genç bu bilgilere sahip olmalı, 10 yaşında bir çocuk bunları bilmeli…
        Eğitim ve öğretim ülke genelinde büyük çoğunlukla şu şekilde, bir anlatıcı ve karşısında bir dinleyici grubu var, öğrenme derecesi de yapılan sınavlarda anlatılanlar hakkında soru sormaktan ibaret. Bu şekilde öğrenme ne yazık ki mümkün değil. Bu metni okuduğunuzda belki karşı çıkacaksınız. Yapmanız gereken şey ise kendi hakkınızda bir şeyler yazın. Kaç cümle kurabileceksiniz. Çocuğunuz varsa ya da tanıdığınız gençlere kendilerini tanıtmalarını rica edin. Sonuçları gördüğünüzde üzüleceksiniz. Bir birey henüz kendini tanımıyor ve dolayısıyla tanıtamıyor. Gelecek planları yok. Kendini akışa bırakmış, neyin önemli olduğunu da bilmiyor.
        Peki bunları buraya neden yazdım. Birçok alanda çalışan ve bu coğrafyada yetişip büyüyen biri olarak size öğretebileceğim her şey şu an bilinen şeyler. Oysaki benim de bilmediğim milyonlarca bilgi var bu bilginin birileri tarafından bana öğretilmesi mümkün mü? Peki diyelim ki öğretti bende size öğrettim sizde bir başkasına, ne güzel değil mi, peki bu nereye kadar sürecek.
        1995 yılında yazılım dünyasına ilk adımımı attığımda, öğretmenimin anlatımları beni yavaşlatıyordu her hafta bir şey öğreniyorduk ama inanılmaz yavaş ilerliyorduk “Burada öğretmenimiz belli programa uyarak gidiyordu. Program dışına çıkması da söz konusu değildi?” Bende çocukluğumdan kalma alışkanlıkla kendim öğrenmeye karar vermiştim. İki hafta sonra anladım ki öğretmenimden çok öteye gitmiştim. Dönem ortasında öğrendiğim yazılım hakkında ders verecek seviyedeydim. Öğretmenimle beraber gitsem o seviyeye gelmem iki yılımı alırdı.
         Ne demek istedim. Herkesin bir öğrenme hızı var. Bu hız, sevmek ve ilgi duymak ile orantılı. Ne kadar severseniz ve ilgi duyarsanız o derece daha hızlı ve etkili öğrenirsiniz. Öğrenci olduğunuzu hayal edin, resme ilgi duyuyorsunuz, her yerde resim yapmak istiyorsunuz. Öğretmeniniz diyor ki tamam resim yap ama gelecekte matematik bilmezsen, fenden anlamazsan iyi bir iş bulamazsın. Sadece onlar olsa, tüm aile bireylerinden sırayla öğüt alıyorsunuz. Matematik ve diğer dersler resim yapmanızı engelleyen dersler oluyor. Artık onlar sizin sevdiğiniz işi engelleyen unsurlar.
        Eğer size müsaade edilse idi ve resim yapmanız için zamanınızın çoğunu kullanabilseydiniz, görecektiniz ki resimlerde ki orantı sizi matematiğe götürecekti, çizdiğiniz eserler sizi fen bilimine doyuracak, çizeceğiniz kompozisyon diğer sanat dallarına ilginizi artıracak, kısa süre içinde edebiyat ve tarihle büyülünecektiniz. Neyi öğrenmek isterseniz isteyin, bir süre sonra beraberinde çok farklı alanlarda birçok şey öğrenmiş olacaksınız. Bu şekilde devam ettiğinizde, ömür boyu yaşınız kaç olursa olsun, bilginiz güncel ve geleceği şekillendirici olacak. Bunun dışında hayattan başka ne beklenebilir.
        18 Kasım 2018 - Muhammet CANDAŞ

Görseller